Ticaret Bakanı İsrail’e ticareti bugüne kadar neden kısıtlamadıklarını açıkladı

Ticaret Bakanlığı, İsrail’le ihracata kısırlama getirildiğini duyurdu. Bakanlık, 54 üründe kısıtlama uygulanacağını duyurdu. Açıklamanın ardından ihracatı artan ürünlerin kısıtlama listesinde olmaması gündem olurken, bakanlığın açıkladığı listede “uçak ve jet yakıtı” da bulunması dikkat çekti. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “Maalesef bugüne kadar uluslararası bir ambargo kararı alınmadı. Dünyada Türkiye, bu sabah alınan kararla bir işaret fişeği yakmıştır. Türkiye ambargo uygulayan ilk ülke oldu” dedi. Bolat, “Kısıtladığımız ürünler İsrail için önemli ürünler. İsrail, bu ürünleri başka ülkelerden de bulabilir ama maliyeti yükselir. Bu bir zorlamadır” ifadelerini kullandı.

Bakan Bolat kısıtlama kararının bugüne kadar neden alınmadığına ilişkin de “Mal İsrail gümrüğünden geçtikten sonra ne tarafa gidebileceği değişebiliyor. Bazen de İsrailli tüccarlar alıyor malı, bu malı getirdikten sonra oradaki 8 milyon Filistinliye satıyor. Böylesine karmaşık bir yapı var. O nedenle biz başından beri hükümet olarak bu noktada dikkat ettik. Filistinli kardeşlerimizin ticaretinin, alım satımlarının zarar görmemesi, ihtiyaçlarının karşılanması noktasında” sözleriyle açıkladı.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, TRT Haber’de gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Bakan Bolat’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

7 Ekim’deki olaylardan sonra İsrail’in havadan ve karadan masum sivil halka karşı başlattığı katliam karşısında hükümet olarak en başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere gerek ikili temaslarda gerek uluslararası ilişkilerde, uluslararası zirvelerde ve her platformda Türkiye olarak bu saldırıların durdurulması ve ateşkes için büyük çabalar sarfedildi. Hala da devam ediyor. Gerek G20 Zirvesi gerek İİT Zirvesi bütün zirvelerde en yüksek ve en güçlü muhalefeti sergileyen ve orada İsrail’e topyekün bir direnme ve artık saldırıların durdurulması çabalarının öncülüğünü başta Cumhurbaşkanımız ve Dışişleri Bakanlığımız olmak üzere Türk hükümeti yapmıştır.

Bu çerçevede zaman ilerledikçe ateşkes çabaları, BMGK’da alınan karar tasarıları en son 2 hafta önce BMGK’nin İsrail’i ateşkese çağıran kararı ki nihayet ABD de bunu veto etmedi. Bu çabalar, Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı’nda ihtiyati tedbir kararı alması gibi çabalar sonuç vermedi.

Olayın ticaret boyutuna gelince dünyada BM nezdinde veya başka bir platformda maalesef İsrail’e karşı toplu ya da bireysel bir ambargo kararı alınmadı. Başkalarını beklemeden tam 42 bin ton yardım malzemesini Gazze’ye ulaştırmayı başardık. Bütün dünyada Gazze’ye en çok yardım ulaştıran iki ülkeden biri Türkiye oldu.

Dünyada Türkiye, İsrail’e ilk ambargoyu uygulayan ülke oldu. İsrail’in Türkiye’nin yardım çalışmalarına karşılık vermemesi bizim açımızdan sabır taşını çatlattı. En son Ürdün üzerinden havadan yardım girişimimize engel olundu.

İSRAİL’E İHRACAT KISITLAMASI

Uluslararası kamuoyuna bir işaret fişeği olması amacıyla bizden İsrail’e giden ihracatı özellikle önemli kalemlere geçici olarak sınırlandırma getirdik. Bunu yaparken herhangi bir kaybı önemsemedik. Bizim için önemli olan Gazzelilere zulmün sona erdirilmesi. Tespit ettiğimiz ürünler İsrail açısından önemli ürünler.

Filistin ile yaptığımız her ticaret mutlaka İsrail gümrüklerinden, limanlarından geçiyor. Varış yeri olarak da İsrail yazıyor. Çıktığı yer olarak da yine İsrail yazıyor. Bugün o geniş Filistin toprakları ki içinde İsrail de var Ramallah’taki Filistin hükümeti de var, Doğu Kudüs de var Gazze de var. Burada toplam 7 milyon 185 bin İsrailli yaşıyor. Buna karşılık 8 milyon Müslüman Filistinli yaşıyor. Bu 8 milyonun 2 milyon 65 bini kendileri İsrail pasaportu taşıyan Müslüman Filistinliler. Orada yaşıyorlar, şirketleri var ve ticaretlerini oradan yönetiyorlar. Filistinli ya da Yahudi tüccarlar arasında birbirleriyle olan ticaretleri, alım satımlar kendi içinde milli malmış gibi iç ticaret şeklinde yapılabilmekte.

Kimi Filistinli tüccarlar diyelim Türkiye’den gelen malı indirdikten sonra ki kendisinin İsrail isimli şirketi var. Bunu milli mal haline getirip iç ticaret şeklinde Batı Şeria’ya veya Gazze’ye Doğu Kudüs’e geçirebilmekte. Dolayısıyla yapılan ticaretin salt anlamda direk İsrailli Yahudi tüccarla ya da Filistinli tüccarla yapılabilmesi noktasına kesin bir ayrım yok, ayırt edilemiyor. Mal İsrail gümrüğünden geçtikten sonra ne tarafa gidebileceği değişebiliyor. Bazen de İsrailli tüccarlar alıyor malı, bu malı getirdikten sonra oradaki 8 milyon Filistinliye satıyor. Böylesine karmaşık bir yapı var. O nedenle biz başından beri hükümet olarak bu noktada dikkat ettik. Filistinli kardeşlerimizin ticaretinin, alım satımlarının zarar görmemesi, ihtiyaçlarının karşılanması noktasında.

Bugün Filistin Ekonomi Bakanı Muhammed el-Amur ile görüştüm. Kendisi bugüne kadar gösterilen destek nedeniyle Türkiye’ye ve Cumhurbaşkanımıza şükran duyduklarını söyledi. Bu kararla Türkiye’den Filistin tarafına ticaretin de etkilenebilecek olmasına karşın, bu kararın asıl hedefinin İsrail’in saldırganlığını durdurma, acil ateşkes ve Gazze’ye insani yardım konvoylarının geçişini sağlamanın hedeflendiğinin farkında olduklarını dile getirdiler ve bundan dolayı teşekkürlerini belirttiler.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir